Antikacı Dükkanı

Evet, ölümüne zorlu bir haftadan sonra yeniden sizlere vasıl olmak sıkıntılarıma bir nebze olsun teselli veriyor doğrusu. Bu hayati günlerin arasında kitaptan – edebiyattan bahsetmek ne kadar münasip bilemiyorum, ama belki de kafanızı bir ölçüde dağıtıp, biraz olsun rahatlamanızı sağlayabilirim, eğer bunu becerebilirsem ne mutlu bana…

Geçen hafta bahsetmiştim, bugün ünlü İngiliz yazar Charles Dickens’in ikinci eserinden, Antikacı Dükkanı (The Old Curiosity Shop) romanından söz edeceğim. Sırası gelmişken, Antikacı Dükkanı bir kitap için ne muhteşem bir başlık öyle değil mi? Kuşkusuz edebiyatın da ‘kadim olan’ ile yakın bir ilişkisi var. Eskilerin ‘söz uçar, yazı kalır’ deyişi misali, çoğu zaman kültürün taşıyıcılığını üstlenen yegane unsur kitaptır. Belki de bu yüzden edebiyat eski olanı sever, unutulmaya yüz tutmuş şeyleri merak edip peşinden koşar. Ancak ismine rağmen Antikacı Dükkanı eski ve kıymetli eşyaları konu alan bir roman değil. Dickens ilk romanı Oliver Twist’te olduğu gibi, sanayi devriminin herşeyin altından girip üstünden çıktığı 19.yy İngiltere’sinin isimsiz çocuklarının izini sürüyor. Yazarın toplumsal hayatın bütün çelişki ve sefaletine karşı yücelttiği Tanrısal merhamet ve masumiyetin bu romandaki sembolü, güzeller güzeli öksüz bir kızcağız olan Nell. Ve doğal olarak Nell’in Oliver Twist’le önemli ortak yanları var; daha hayatlarının başında kendilerini acımasız sınıfsal katmanların en dibinde bulan ve Tanrı’dan başka hiçbir yardımcıları bulunmayan iki tertemiz çocuk… Nell dedesinin kumar hastalığı yüzünden herşeyini kaybedip İngiliz taşrasında kasaba kasaba gezmek zorunda kalırken, onların bu yolculuğu sırasında, tipik Dickens kurgusunun bir yansıması olarak, iyilerle kötüler arasındaki mücadele arka planda sürekli olarak devam ediyor. Dickens’in neden dünyanın en iyi yazarlarından biri olduğu sorusunun cevabı, onun anlatım ve kurgu arasında kurduğu inanılmaz denge ve tür anlamındaki çeşitlilikten kaynaklanıyor olsa gerek. Bu romanı da hem ana akım bir klasik hem de soluk soluğa bir ‘mystery’ olarak okumak mümkün. Henüz ilk romanı Oliver Twist’le ulaştığı o benzersiz dolaylı üslup ve güçlü, girift karakterler oluşturma becerisi, bu kitapta da aynen devam ediyor.

Kitaptaki bir diğer ilginç nokta da Oliver Twist’teki kurnaz yahudi Fagin ile başlayan ‘egzantrik kötü adam’ serisinin hain cüce Daniel Quilp ile devam etmesi. İki romanı da okumuş biri olarak söyleyebilirim ki Dickens’in bu iki kötü adamı da (modaya uyup anti kahraman mı deseydim!) son derece canlı, karmaşık kişilikler. Eğer bir psikolog olsaydım, Fagin ve Quilp üzerine saatlerce düşünürdüm gibi geliyor bana.

İnsan kendi yaşadığı zamanın ve mekanın çocuğu olduğu için 19.yy İngiltere’sinde nasıl bir sosyal değişimin yaşandığını tam olarak idrak edemiyor tabii ki, ancak kitaptan edindiğim izlenim, birçok zavallı insanın ‘Tanrı’nın eşsiz merhametiyle’ büyük güçlükleri aştıktan sonra yanında iyi kalpli koruyucular bulan Nell kadar şanslı olmadığı yönünde (ki romanın sonunu düşünecek olursak, Nell’cik de o kadar talihli sayılmaz). Dickens’ın kaleminin duyarlılığı onu toplumsal yaraların en saf ve en can alıcı olduğu yere götürüyor olmalı ki, ‘üzerinde güneş batmayan imparatorluk’un yükselişinin temelinde böylesi yıkımların yattığını görmek, batıyı gözünde tanrılaştıran kimi okurlar açısından sarsıcı olabilir. Ve bu yüzden belki de, bütün medeniyet tasavvurlarının ötesinde, herşeyin önüne iyiliği ve insanlığı koyan bir roman bu.

Gelelim lojistik destek bölümümüze… Romanın bendeki baskısına muhtemelen ulaşamayacaksınız, ben Hayat Neşriyat’ın Altın Kalem Klasik Romanlar Serisi’nden 1970 yılında çıkmış, Panther Books baskısından Azize Bergin’in tam metin olarak çevirdiği (öhöm!) nüshayı okudum. Ama meraklanmayın, sizin için biraz araştırma yaptım. Azize Bergin’in bu çevirisi Elips Kitap tarafından basılmış durumda, aşağıdaki linkten kitaba ulaşabilirsiniz.

http://www.idefix.com/kitap/antikaci-dukkani-charles-dickens/tanim.asp?sid=RNBYQWE1MB5BSVNUSBF3

Haftaya daha sakin, daha huzurlu bir perşembe gününde buluşuncaya kadar Allah’a emanet olunuz efendim…